09.12.2018

İstanbul’un Bütün Camlarını Kaça Silersin?

Özellikle teknik pozisyonlar için yapılan işe alım görüşmelerinde bu tür sorularla karşılaşmanız mümkün.

Dünyanın en büyük şirketlerinin işe alım süreçlerinde benzer sorular sordukları biliniyor.

Peki nedir bu sorunun cevabı?

Bu tür sorulara “Fermi Problemleri” denir (Fermi’ye dair ayrıntılar başka bir yazıda).

Fermi problemleri; kesin veriler olmadan yaklaşık rakamsal sonuçlara varabilme yeteneğinizi ölçer.

Öte yandan, Fermi problemlerinin mülakatlarda kullanılmasının iki sebebi vardır:

1- Adayın stres altında hızlı hesap yapabilme yeteneğini denemek,

2- Adayın yaratıcılığını sınamak.

Yukarıdaki soruya ilk yöntemle cevap vermek için, İstanbul’daki bina sayısı, cam sayısı gibi bir takım rakamları gerçeğe mümkün olduğunca yakın sallayıp kabaca bir hesap çıkartmanız gerekir.

İkinci yöntemle cevap vermek, tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmıştır.

İlk yöntem her zaman işe yarar, güvenlidir.

İkinci yöntem, mülakat ortamına ve havasına göre tercih edilebilir.

Öte yandan, teknik pozisyonlara işe alım yaparken, ben; ikinci yöntemden başlayıp, birinci yöntemden devam edenlere öncelik veririm.

Unutmadan, biri bana İstanbul’daki bütün camları kaça sileceğimi sorsaydı; “Tanesi 100 Liradan” diye cevaplardım. Zaten vermeyecekler.

08.12.2018

Müzikten Anlamak

Küçükken türkü dinlemeyi severdim. Ailemin zevklerinden ötürü ister istemez pek çok türkü öğrendim.

İlk ergenlik döneminde, türkülerden bıktım; metal müzik dinlemeye başladım. Metalciyim diye geziyordum sağda solda, tabii o yaşta ne kadar gezilebilirse.

Lisenin ilk iki yılında, müziğe dair benim bildiğim ve gördüğüm şeylerin çok sınırlı olduğunu farkettim.

O zamanki arkadaşlarımın yönlendirmesiyle bas gitar çalmaya başladım.

Bas gitar sayesinde, hemen bütün müzik türlerine dair yine ister istemez bilgi sahibi olmaya başladım.

Beş kuruş param kalmadığı zamanlarda sıcak yemek bulmamı; o bas gitar ve onun sayesinde öğrendiğim müzik türleri sağladı.

Kaybettiğimi düşündüğüm anda, bildiğimi düşündüğüm ama bilmediğim şeyleri öğrendiğim için; yaşamanın bir yolunu buldum.

Demem o ki; herhangi bir alanda bir şey bildiğinizi düşünmeden önce, o alanda ne bilmediğinizi öğrenmeye çalışmak lazım.

Zira, öğrenmeyi bırakmadan; kaybetmiş sayılmazsınız.

07.12.2018

Daha İyi Araba

Geçtiğimiz yıllarda, mevcuttaki arabama ek olarak daha iyi bir tanesini alabilmek üzerine hesaplar yaptım.

Şu kadar koyarım, üstüne şu kadar kredi çekerim, şu şekilde öderim gibi uzayıp giden hesaplarla bir tür hayal dünyası gezintisi yapıp durdum bir süre.

Sonra, yaptığım işlerin; bahsi geçen meblağlar için kredi çekmeye gerek bırakmayacağını farkettim. İstediğim, hayalini kurduğum ikinci arabayı rahatlıkla alabilir duruma geliyordum.

Bu sefer, daha iyisini istemeye başladım. Bunun dipsiz bir kuyu olduğunu farketmemiş olsam, şu anda çok para kazanan, çok iyi bir arabaya binen ama borçtan kafasını kaldıramayan biri olacaktım.

Onun yerine ne yaptığım konumuz değil. Konumuz; “ben bu yanlışa düştüm, siz de düşmeyin”de bitiyor bugün.

Gerisi belki sonra.

06.12.2018

Kaliteli Zaman

Yaptığınız iş, kazandığınız para, kurmak istediğiniz gelecek, aileniz ve hayalleriniz. Hepsinin bir ortak noktası vardır: Zaman.

Zaman; kazanılmasının mümkün olduğu çok az kişi tarafından bilinen bir kaynaktır.

Bu sebepten; yaşınız, işiniz veya durumunuz ne olursa olsun, zaman kazanma şansınız hep vardır.

Buradaki temel nokta, kazanılan zamanın genişliği değil; kalitesidir.

İş hayatınızda yapmanız gereken, kalitesini kendiniz belirleyeceğiniz bir zaman kaynağı kazanmaya çalışmaktır.

Zira, kaliteli zaman; maddi olarak kazanılabilecek en değerli kaynaktır.

05.12.2018

Pozitif Nakit Akışı

Girişmek istediğiniz işlerin büyük bir bölümü önceden belli bir miktar harcama yapmayı gerektirir.

Fizibiliteyi doğru yapmazsanız, yaptığınız harcama daha ilk günlerinizden zorlanmanıza bile yol açabilir.

Üstelik, büyüme dönemindeki pek çok şirket gibi, yaptığınız iş de büyürken ciddi miktarda cepten yiyebilir.

Teknolojinin hakim olduğu bugünlere kadar, iş yapmanın en emin yolu olarak görünen bu yöntemin, bir de alternatifi vardır:

Şahsen de tercih ettiğim, pozitif nakit akışlı iş modeli.

Bu modelin temelinde, elinizdeki ürünü üretme sürecinde ortaya koyduklarınızın, ek bir para koymaya ihtiyaç bırakmaması yatar.

Bu tür şirketler, büyüme temelli olanlara göre daha yavaş büyür; lâkin daha da yavaş batar.

04.12.2018

Zamanın Değerini Belirlemek

Yaptığınız işin ederi ve değeri arasında önemli bir fark vardır.

Bu fark, gün içinde size ait olan zamanınızı sattığınız sürece sizden yana dönmez.

Şöyle ki;

Yaptığınız işin ederi, değerinden fazlaysa; o işi satamazsınız.

Rasyonel bir insan canlısının sizden herhangi bir şey satın alması için gerekli ilk kriter, satın alınacak şeyin değerinin, ederinden fazla olmasıdır.

Günlük olarak gittiğiniz işin bir farkıysa, ürettiğiniz baz değerin üstüne eklediklerinizin size mal olmamasıdır.

Yani, eğer zamanla parayı değiş tokuş ediyorsanız, değeriniz ne kadar yüksek olursa olsun; ederinizin bir sınırı olacaktır.

Bu sebepten, ürettiğiniz değeri ölçmek için zaman kullanmak; zamanınızı değersizleştirmekten başka bir sonuç üretmez.

03.12.2018

Yorgunluk Nasıl Giderilir?

“Dinlenerek” diye cevaplayanlara; “ama çok işim var” diyebilirsiniz.

“Meditasyon yaparak” diyenlere; “ama odaklanamıyorum” diyebilirsiniz.

“Takmayın kafanıza” diyenler için cevabınız; “gel benim koşullarımda yaşa bir gün, tekrar konuşalım” olabilir.

“Kendinizi motive ederek” diyenler de olacaktır; muhtemelen karşılığında sorduğunuz “nasıl?” sorusuna cevaben binlerce YouTube videosu izlemek zorunda kalabilir ve yine de sonuç alamayabilirsiniz.

“Sağlıklı saatlerde uyuyun ve uyanın” diyenler; zaten yaşadığınız stresli koşulları göz ardı ettiklerinin kendileri de farkındalardır.

Hepimiz, farklı düzeylerde stresli hayatlar yaşarız. Optimum stres seviyesine erişene kadar önünde daha çok yol olanlarımız da vardır.

Burada yapılması gereken; bir sonraki işinize odaklanmaktır.

Bir sonraki işiniz, doğru sınırlarda tanımlandığında; sizi yorgunluktan, stresten, zaman yoksunluğundan, gelecek kaygısından ve uykusuzluktan kurtarabilecek gücü içinde barındırır.

Hızlıca yapabileceğiniz kadar ufak ama hayatınızı orta/uzun vadede değiştirecek kadar önemli işleri öne çekerseniz, yorgunlukla uğraşmanıza gerek kalmaz.

Zira, yorgunluk;

Uğruna hayatınızı harcayabileceğiniz bir umuda doğru hareket etmiyor olma durumuna denir.

02.12.2018

Sorumlusu Kim?

Aklınızı kemiren, geliştirmek istediğiniz bir uygulama var. Çok başarılı olacağından eminsiniz, gerekli araştırmaları da yaptınız, bütün veriler sizden yana görünüyor.

Uygulamayı geliştirmeye başladınız, tasarımdır yazılımdır pazarlamadır derken gayet iyi bir noktaya kadar geldiniz.

Lâkin iş orada durdu.

Yapılması gereken her şey belli gibi görünse de; ortada pozitif bir sonuç yok.

Sorunu ve/veya sorumluyu aramaya koyuldunuz, birden fazla aday belirdiğini farkettiniz.

Tam bu noktada, bir dönüp aynaya bakın.

Muhtemelen o bulduğunuz sorumluların kendiniz hariç hiçbirinde mevcutta pozitif olan durumun tersine bir davranış bulamayacaksınız.

Bunun sebebi şudur:

Herhangi bir işin, olası herhangi bir basamağının, olası herhangi bir zamanda yaşadığı olası herhangi bir sorunun tek sorumlusu; o işin başındaki kişidir.

Geliştirmeyi bilmiyorsanız, geliştiriciyi yönetemezsiniz. Tasarlamayı bilmiyorsanız, tasarımı yönetemezsiniz. Pazarlamayı bilmiyorsanız, pazarlamayı yönetemezsiniz.

Bütün sorumluluğu almadan; işi bitirmenizin bir yolu yoktur.

Yani, siz yapmazsanız; kimse sizin için yapmaz.

01.12.2018

İş Mi Hobi Mi?

Hepimiz sevdiğimiz işi yapmak isteriz. Hayalini kurduğumuz hayatın belli bir parçasını o işe ayırırız.

Örneğin, hayalinizde; çok büyük bir iş insanı olmak, oyuncak bebek dikmek veya kafe açmak olabilir.

Kimilerimiz, hayallerindeki o minik kafeyi açma olayına kendini o kadar kaptırırlar ki; kafenin gelir-gider dengesine dair bile hiçbir fikirleri olmadan birkaç ayda batma garantili hayallerinin peşinden gitmeyi seçerler.

Burada, iş ve hobi arasındaki fark devreye girer.

Yapılan işin para kazandırması gerekir. Eğer para kazandırma beklentisi yoksa, ona hobi denir.

İnsanlar hobilerini işe, işlerini de hobiye dönüştürebilirler.

Gelgelelim, her iki yöndeki değişim de ciddi şekilde efor sarfetmeyi gerektirebilir.

Her ne kadar hayal kurmak ve peşinden koşmak önemli olsa da; kurulan hayalin ekonomik altyapısına dair adımlar atma ihtiyacını gözardı etmemek gerekir.

Yani, para kazanmadan hayalinizdeki hobiye sahip olabilirsiniz; lâkin hayalinizdeki işi para kazanmadan yapamazsınız.

Sizin hayaliniz olması; bir hobiyi işe dönüştürmez.

30.11.2018

Sabit Karakter Gerekli Midir?

Karakterli insan denildiğinde, genelde; “sabit karakterli” insan anlaşılır.

Karakterli insanlardan beklenen, genel olarak; hayata dair duruşunu değiştirmemek, yani bugün hayata nasıl yaklaşıyorsa yarın da öyle yaklaşmak olarak özetlenebilir.

Öte yandan, sürekli gelişen bir dünyada, bir gün önce yaptığınız şeyin, bir gün sonra tamamen yanlış olduğunu öğrenmeniz; ihtimal dahilindedir.

Örneğin, çocuğunuzu büyütürken; kendinize dair “karakter” olarak bildiğiniz pek çok şeyden vazgeçmeniz gerekebilir. Üstelik bu durum, çocuğunuzun gelişimi açısından elzem bir hale gelebilir.

Bu noktada, sadece karakterli olmak böyle gerektirdiği için davranışlarından vazgeçmemek; kimseyi ileri götürmez.

Kimi zaman, ileri gidebilmek için; önceki karakterinizden vazgeçmeniz gerekir.